|
Demirkazık Kazası Kaza ve Kurtarma Raporu |
|
|
|
Yazan ODTÜ Kurtarma Ekibi
|
|
Ocak 09, 2007 07:39 |
Raporun PDF formatındaki kopyasına bu bağlantıdan, MS Word formatındaki kopyasına ise bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
Ekip ve Rota:
ODTÜ DKSK’da dağcılık eğitimlerine sırasıyla 1999, 2003 ve 2003 senelerinde başlayan Utku Kocabıyık, Hüseyin Kapukaya ve Seza Bürkan Yüksel, 2006-2007 kış sezonunda teknik bir rota tırmanma fikrini, uzun süre önce oluşturmuşlardır. Geçtiğimiz aylarda ise, böyle bir rotanın gerektirdiği fiziksel hazırlık için, DKSK bünyesinde yapılan rutin antrenmanlara ek olarak, kaya tırmanışı antrenmanlarına da özenle devam etmişlerdir.
Özellikle Utku’nun, 2004 senesinden bu yana planlarının bir parçası olmuş olan, Demirkazık Kuzey Batı Sırtı rotası (Şekil 1, 2), belli bir fikir alışverişi süreci sonrası, ekibin üzerinde karar kıldığı rota olmuştur.
 Şekil 1. Demirkazık Kuzey Batı Sırtı Rotası (K. Demirkazık’tan yaz koşullarında görünümü)
Ön Çalışma:
Ekip çıkış öncesi rota hakkında daha önceki
yıllarda kişisel olarak edindikleri bilgilerle yetinmeyip, çevrelerinde
rotayı bilen kişilerle de ayrı ayrı konuşarak, daha detaylı bilgi
toplamıştır.
Kamp yerine ulaştıklarında, rotadaki zor
bölgelerin/pasajların detaylarını ve kış koşullarında bilinmesi kritik
olan rota ayrıntılarını (kar tabakalarının kararsız olabileceği
bölgeler) birbirlerine ezbere anlatabilecek kadar iyi bilmektedirler.
Ayrıca
çevrelerinden, kendilerinde eksik olan ve kış koşullarında kullanılması
gereken giyim malzemelerini sağlamışlardır. ODTÜ DKSK’dan ise gereken
teknik ve lojistik ekipmanı almışlardır (EK 1). Aynı dönemde
Aladağlar’da bulunacak olan Tolga Uzun, Ece Saraoğlu ve Şaziye Deniz
Oğuz ise tırmanışın kamp ekibini oluşturacaktır. Plan:
30
Aralık - 3 Ocak tarihleri arasında Demirkazık Zirvesi Kuzey-Batı
Sırtına tırmanmak amacıyla Hüseyin Kapukaya, Seza Bürkan Yüksel ile
Utku Kocabıyık’dan oluşan tırmanış ekibi ve tırmanış ekibine yardımcı
olmak için Tolga Uzun, Ece Saraoğlu ile Şaziye Deniz Oğuz’dan oluşan
kamp ekibinden oluşan, toplam altı kişilik ODTÜ DKSK ekibi Niğde
Aladağlar’a gitmiştir. Ekip, 1 Ocak günü tırmanışa başlamak, rota
üzerinde gecelemek ve 2 Ocak’ta kampa dönmek üzere plan yapmıştır. 6
kişilik ekipten Ece ve Tolga 2 Ocak günü Ankara’ya dönmek için erken
ayrılacaklar, geri kalanlar ise 3 Ocak günü Ankara’ya döneceklerdir.
 Şekil 2. Demirkazık Kuzey Batı Sırtı Rotası ve ekibin izlediği rota (Apışkar Boynundan – 2 Ocak 2007)
30 Aralık Cumartesi:
10.30: Tırmanış
için Demirkazık köyünden ayrılırken, ekipten Seza Bürkan Yüksel 156
numaralı telefondan Jandarmayı arayarak tırmanış ekibi, rotası, kamp
yerleri ve dönüş planı ile ilgili bilgi vermiş, bilgilerin kayıt
edilmesini istemiş ve cep telefonu numarasını bırakmıştır. Bu
görüşmenin hemen ardından Jandarma Bürkan’ı aramış ve 3 Ocak Çarşamba
gününe kadar geri dönüş bilgilerinin gelmemesi durumunda harekete
geçecekleri bilgisini iletmiştir. Jandarma ile yapılan görüşmelerde
ekibimize bilgilerin kaydedildiğini ve bu bilgilendirmenin yeterli
olduğu iletilmiştir. Faksla ya da yazılı başvuru zorunluluğu gibi bir
koşul kesinlikle bildirilmemiştir.
15.30: 6 kişilik ekip Teke Pınarı’na ulaşmış, kamp kurmuş ve geceyi orada geçirmiştir.
31 Aralık Pazar:
12.15: Ekip
Demirkazık Kuzey yüksek kamp yerine ulaşmış, tek çadırdan oluşan
kamplarını kurmuştur. Aynı gün tırmanış rotasını (Demirkazık Kuzey-Batı
Sırt Rotası) ve kış koşullarındaki durumunu incelemek üzere hep
birlikte Apışkar boynuna bir yürüyüş yapmışlardır.
1 Ocak Pazartesi:
07.15: Bürkan, Utku ve Hüseyin tırmanış için kamptan ayrılmış, Şaziye de onlara Apışkar boynuna kadar eşlik etmiştir.
07.30: Ekip
tırmanışa başlamıştır. Şaziye ekibi gözlemek için boyunda kalmıştır.
Bir süre sonra Ece ve Tolga da Apışkar boynuna çıkarak ekibin
tırmanışını gözlemek için orada beklemeye başlamıştır. Kamp ekibi,
tırmanış ekibi ile saat başı telsiz görüşmesi yapmak için anlaşmıştır.
Görüşme yapılamadığı durumlarda ise bir sonraki yarım saatte görüşme
yapılacaktır. Telsiz görüşmesinin olanaksız olduğu durumlarda düdük
haberleşmesi için de bir sistem kararlaştırmışlardır. Buna göre tek
kesintisiz düdük sesi, ekip sorunsuz ancak dönüyor anlamında, dört
aralıklı düdük ise, acil durum ve yardım ihtiyacı anlamındadır.
11.30: En
son Ece, tırmanış ekibini Apışkar Boynundan izlemektedir. 11.30’da
tırmanış ekibiyle yapılan son telsiz görüşmesinde, Bürkan Ece’ye
durumlarının çok iyi olduğunu, sorunsuz tırmandıklarını ve 2. ipte
olduklarını bildirmiştir. Bir sonraki telsiz görüşmesini 12.00’de
yapmak üzere görüşmeyi sonlandırmışlardır.
11.30-12.00: Ece,
Apışkar boynunun Küçük Demirkazık sırtına doğru uzanan düzlük alanda
beklerken şiddetli taş düşme sesleri duymuş, ancak sesin hangi yönden
geldiğine emin olamamıştır. Bulunduğu noktadan rotayı gözlemlediğinde
ekip arkadaşlarını görememiş, ancak başka bir belirti göremediğinden
rota üzerinde bir çatlak hattı içerisinde olabileceklerini ve o yüzden
görünmediklerini düşünmüştür. Bu arada rota üzerinde gördüğü iki
karaltıyı, ekibin rota üzerinde bıraktığı çantalar olarak
yorumlamıştır. Öte yandan rotadan tırmanış haberleşmesine benzer
seslenmeler duymuş ve sorun olmadığına inanmıştır. 12.00’de telsiz
görüşmesi gerçekleştirilememiştir. Telsiz görüşmelerinde önceki
saatlerde de yaşanan düzensizlikleri değerlendirerek bu durumun da
sorun göstergesi olduğunu düşünmeden, 12.30’da, kamp yerine diğer
arkadaşlarının yanına inmiştir.
Ekibin bu ana kadar takip ettiği
rota ve yaklaşık ilk istasyon noktası; Hüseyin’in, kamp ekibinin ve
kurtarma ekibinin anlatımlarına dayandırılarak, Şekil 3’te
gösterilmiştir.
 Şekil 3. Farklı bir
açıdan Demirkazık Kuzey Batı Sırtı Rotası ve ekibin son telsiz
görüşmesine kadar izlediği rota (Apışkar Boynundan – 2 Ocak 2007): İki
sarı noktadan görece yukarıda olanı 1. istasyon noktasını yaklaşık
olarak göstermektedir. Aşağıda olan nokta ise kar kulvarının terk
edildiği noktadır.
12.45-13.00: B. Demirkazık Kuzey
Duvarı dibindeki kamp yerindeki üç arkadaşımız aynı anda: “Tolga, Ece,
Şaziye yardım edin!” diye seslenildiğini duymuşlardır. Sesi ilk
duyduklarında bağıranın kim olduğunu anlayamamışlar ancak hemen
çadırlarından çıkıp Apışkar boynuna doğru gitmişlerdir. Bu arada
seslenen kişiye “Telsiz!” diye seslenmişler karşılığında “Telsiz yok!”
yanıtını almışlardır. Telsizin Bürkan’da, düdüğün de Utku’da
bulunduğunu bilen ekip seslenenin Hüseyin olduğunu düşünmüştür. Ece ve
Şaziye seslenen kişiyle iletişim kurmaya çalışırken Tolga da cep
telefonunun çektiği tepeye doğru koşarak yardım çağrılarına
başlamıştır. Ece ve Şaziye seslenen arkadaşlarını görmüşler, bağırarak
iletişim kurduktan sonra Hüseyin olduğunu kesin olarak anlamışlardır.
Hüseyin, her üçünün de düştüklerini, hepsinin durumlarının ciddi
olduğunu, kendisinin ayaklarının kırık olduğunu, Bürkan ve Utku’yu
görebildiğini ancak bilinçsiz olduklarını iletmiştir.
Hüseyin’in
anlatımlarına göre kaza şu şekilde gerçekleşmiştir: (ÖNEMLİ NOT: Bu
anlatım Hüseyin’in şu anda çok yoğun bir donma ve akciğer tedavisi
gördüğü düşünülerek değerlendirilmelidir. Ayrıca Bürkan rota boyunca
bütün istasyonlarda fotoğraf çekmiştir. Fotoğrafların hasarsız elde
edilmesi durumunda, incelemeleri yapılacaktır. Ardından olay yerinde
yapılacak ek araştırmalar sonucu rapor, otopsi raporları da göz önünde
tutularak geliştirilecektir. Bu nedenle raporun bu kısmında Hüseyin’in
ifadesine, rapor zaman içinde yeniden gözden geçirilip
detaylandırılırken tekrar başvurulacaktır.)
“...Çarşak
kar karışımı kolay kulvardan yukarıya doğru ilerledik (9.00).
Sonrasında Utku kar kulvarının bittiği noktadan yukarı 10 metre
emniyetsiz tırmandı. Görece zor olduğunu düşündü ve kendisine rahat bir
nokta bulup bize ip attı. Yanına geldik. Utku oradan sola doğru lider
tırmandı ve 1. istasyonu kurdu. Beni yanına çağırdı. O noktada ne yöne
gideceğimize karar vermeye çalıştık. Buradan sola doğru çıktık ve bir
bacaya girdik. Bacanın üzerinde çok sağlam çakılmış 1 sikke ve 1 friend
(Not: Yaylı takoz – tahminen Wild Country – offset – 1996) ile 2.
istasyonu kurduk. Tekrar rotaya karar vermeye çalıştık. Sol yan geçiş
zor görünüyordu. O nedenle sağ tarafa karar verdik. Eğimli bir set
üzerindeydik. Bürkan üstünü değiştiriyordu. 11.30’da telsizle konuştuk.
Bürkan kamp ekibine telsizle ‘ikinci ipe geçiyoruz’ dedi. İstasyonda
Utku benim üzerimdeydi ve Bürkan altımdaydı. Üçümüz de yardımcı emniyet
ipleriyle istasyona bağlıydık. Utku istasyondayken yaklaşık yarım metre
yukarıya bir ara emniyet malzemesi (friend) yerleştirdi, kontrol etti
ve bu malzemeye hafif yüklenerek benden kazmasını istedi. Çantasını
istasyonda bırakmıştı (daha sonra biz götürecektik). Bu arada artık
emniyetini ben almaya başlamıştım. Kazmasına uzandı ve aldı. Ancak
uzandığı sırada, ilk hamle öncesinde ara malzemesi yerinden çıktı. Göz
göze geldik. İstasyona güveniyordum. Emniyeti belden aldığım için önce
benim belime düştü ve ben de istasyondaydım. İstasyona yükün binmesiyle
yerinden ilk çıkan sikke oldu. Çünkü istasyondaki friend göz hizamdaydı
ve yük bindiğinde, düşüş anına kadar yerinde kaldığını gördüm. Sonra
düştük.
Kendime geldiğimde tanıdık olmayan bir yerdeydik. İpe
asılıydık, ipe ayağımdan asılıydım. Baş aşağı bir pozisyona yakındım.
İlk Utku’yu gördüm, yukarıdaydı. Bürkan benden aşağıdaydı. Her ikisi de
yarım metre mesafedeydiler. Bürkan’ın nefes aldığını gördüm. Sonra yine
bayıldım. Kafasında ve ellerinde kan gördüm. Utku nefes almıyordu.
Aşağıya haber vermek istedim. Aklıma telsiz ve telefon gelmedi. Her
ikisi de Bürkan’daydı. Düdük de Utku’daydı. Onu da almadım. İpi
ayağımdan çıkardım emniyet perlonlarım üzerimde yoktu. Ayağa kalktım
ancak tekrar düştüm. Düşerken yine kendimi kaybettim. Kendime
geldiğimde yüzüstü uzanıyordum. Aşağıdakilere haber vermeye
kilitlenmiştim. Yakınımda Bürkan’ın ‘hydration pack’ini gördüm.
Sürünerek suya uzandım. Böylece kulvarın bitim noktasındaki boşluktan
uzaklaşmış oldum. Tekrar kendimden geçtim. Uyandığımda su donmuştu.
Sonra aşağıya haber verdim. Kafa fenerim polar ceketimin yan
cebindeydi. Kaz tüyü eldivenleri içime sokmuştum. Ellerimi onlar
kurtardı. Tırmanırken hava çok iyiydi. Utku’nun üzerine gri Gore-tex’i
ben verdim, tırmanırken çıkardı. Utku tırmanış öncesinde malzemeyi
koşumuna takılı olarak kuşanmıştı...”
13.10-13.35: Tolga
önce 156 no’lu telefonda Jandarmaya ulaşmaya çalışmış ancak ilk
ulaşabildiği karakol Ürgüp Jandarma olabilmiştir. Bu karakol herhangi
bir şekilde yardımcı olamayacağını söyleyince Tolga bu kez, ODTÜ
DKSK’dan Sinan’a ardından da ORDOS’tan Soner’e ulaşmış ve durumlarını
bildirmiştir.
13.45: Tolga bu kez bir başka tepeden
telefon ederek önce Niğde sonrasında da Çamardı Jandarmaya ulaşmış,
onlara da yardım çağrısı yapmıştır. İlçe Jandarma komutanı, AKUT
ekibine haber verdiklerini, bir ekiple yukarıya geleceklerini
iletmiştir. Başçavuş Tolga’dan bulundukları yeri, oraya nasıl
gelinebileceğini de öğrenmek istemiştir. Görüşmeler sırasında Başçavuş
ayrıca önce izin alıp almadıklarını, ekiptekilerin tam isimlerini
öğrenmeye çalışmıştır. Durumun acil olduğunu ve zaman kaybetmek
istemediklerini ileten Tolga bölge ve dağ koşulları konusunda bilgisi
olmadığını gözlemlediği Jandarma komutanına, öncelikle bulundukları
yeri ve rotayı tarif etmek istemiştir.
14.30: Serhan
Poçan Tolga’yı aramış, durum hakkında bilgi almış ve kamp ekibini
kurtarma operasyonuna yardımcı olacak biçimde yönlendirmiştir.
Jandarmaya ve ODTÜ ekibine haber vermiş olan kamp ekibi Hüseyin ile
daha rahat iletişim kurabilmek için Apışkar boynunda kendilerine
korunaklı bir yer hazırlayarak kurtarma ekibini beklemeye başlamıştır.
Kamp ekibi Hüseyin ile düzenli olarak iletişim kurarak durumunu kontrol
altında tutmuştur.
15.00: Kaza haberini aldıktan sonra
kurtarma operasyonu hazırlıklarına başlanmış, ODTÜ DKSK ve ORDOS’tan 18
kişilik kurtarma ekibi, duvardaki yaralıya ulaşma ve tahliye için
gerekli olabilecek bütün teknik malzeme ile yola çıkabilir hale
gelmiştir. Bu arada Kaza mahalline hızlı bir şekilde ulaşabilmek
amacıyla helikopter olanağı araştırılmaya başlanmıştır. Serhan Poçan bu
konuda yardımcı olabileceğini düşündüğü isimlere ulaşmaya çalışmıştır.
Aramalar sonucu, Albay Okay Vural ve Durukan Türe ile görüşmüş,
helikopter desteği konusunda yardım istemiştir. Durukan Türe
aracılığıyla önce Özel Kuvvetler Komutanlığına bağlı Doğal Afet Arama
Kurtarma Birliğinden Ümit Yarbay ile görüşülmüş, sonrasında da TDF
aracılığıyla gerekli yazışmalar yapılmaya başlanmıştır. Bu yazışmalarda
TDF Niğde sporcuları Mustafa ve Yusuf İl Jandarmadaki yazışmaları
gerçekleştirirken, Albay Okay Vural da Ankara’dan Başbakanlık
makamlarına kurtarma ekibinin bilgilerini iletmiştir.
15.40-15.50: ORDOS
ekibinin operasyon hazırlıklarındaki gelişmeler ilerlerken bir taraftan
da Demirkazık dağevinde Jandarma aracılığıyla sürdürülen çalışmalar
gelişmektedir. Tolga’yla doğrudan görüşen Çamardı Jandarma Komutanı
Başçavuş Ali Demir, yanında AKUT Niğde temsilcisi Nedim Urcan’ın
bulunduğunu ve birlikte bir ekiple onlara doğru ilerleyeceklerini
iletmiştir. Bu aşamadan sonra yapılan bir kaç görüşmede Tolga’dan
bulundukları yerle ilgili harita bilgisi istenmiş, Jandarma ve beş
kişilik dağcı ekibi Apışkar boynuna ve rotaya nasıl ulaşılabileceğini
öğrenmeye çalışmıştır.
Nedim Urcan ve Jandarma ile yapılan
görüşmelerde, arazi araçlarıyla Arpalık’a kadar ilerleyecekleri ve
sonrasında yürüyüşe başlayacaklarını ekibe iletmişlerdir.
16.00: DAK’tan Ümit Yarbay Serhan’ı arayıp, helikopter olanağının olumsuz olduğunu, karayoluyla gidilmesi gerektiğini iletmiştir.
16.05:
Ümit Yarbay’dan gelen olumsuz bilgiye rağmen bu kez, Alaattin Karaca
Serhan’ı arayıp DAK helikopterleri için gerekli izin yazışmalarının
tamamlandığını iletmiştir. Bu görüşmenin hemen ardından, Murat Yıldırım
Serhan’ı arayıp Jandarma Arama Kurtarma Timinin (JAK) de helikopter
ulaşımı için hazır durumda olduğunu bildirmiştir.
16.30: Hem
JAK hem de DAK aracılığıyla iki helikopter gelişmesinden de olumlu
yanıt gelmesine rağmen, daha önce geliştirilen DAK ilişkisinin
sürdürülmesinin gerektiğine karar verilmiş, böylece 7 kişilik ekip
Doğal Afet Arama-Kurtarma (DAK) timinin bulduğunu Gölbaşı Oğulbey
Kışlası’na giderek beklemeye başlamıştır. Ekip kışlaya vardığında DAK
timine alarm verildiğini ve operasyon için gerekli hazırlıkların
tamamlamış olduğu görülmüştür.
16.30: Helikopter
ulaşımındaki belirsizlikler yüzünden DAK kışlasına ulaşanlar dışında,
ODTÜ ekibinden ilk olarak 11 kişilik bir ekip de üç araç ile
karayolundan Demirkazık köyüne hareket etmiştir. Kurtarma operasyonunun
koordinasyonunu sağlamak üzere Ankara’da da bir merkez oluşturulmuş ve
Sertan Girgin bu konuda görev almıştır.
16.40-17.40: Hazırlıklar
tamamlanmış olmasına rağmen DAK Kışlasında beklemekte olan ekibin
gecikme sebebinin; Demirkazık’taki Jandarma biriminin, AKUT ile olaya
müdahale etmekte olduklarını bildirmiş olması olduğunu öğrenen Serhan,
Nedim’e ulaşarak bilgi almıştır. Nedim, yanında dört kişi olduğunu,
teknik malzemelerinin yetersiz olduğunu, çadır ve uyku tulumlarının
bulunmadığını bildirmiş ve Ankara’dan gelecek ekibe ihtiyaçları
olacağını söylemiştir. Serhan da Nedim’e eğer Jandarmayı yardım
gerektiğine ikna edemiyorlarsa; aşağıya, Arpalık’a inmeleri gerektiğini
ve Ankara’dan gelecek ORDOS ekibi için yardım çağrısı iletmeleri
gerektiğini söylemiştir.
18.20: Bu gelişmelerden sonra
yine uzunca bir süre bekleyen Serhan, sonrasında tekrar Nedim’e
ulaşmış, bu kez onun yanında bulunan Başçavuş Ali Demir ile ilk
görüşmesini yapmış ve durumu sormuştur. Başçavuşa, kazazedelere ulaşmak
için yeterli donanıma ve teknik ekibe kendilerinin sahip olduğunu ve
Çamardı Jandarma’nın devreden çıkarak, Ankara’dan ekibin hareket
etmesini sağlaması gerektiğini anlatmaya çalışmıştır. Bu görüşmelerden
sonra Serhan bu kez tekrar Arpalık’taki dağcı ekiple, bu kez Selahattin
Günen’le konuşmuş; Jandarma’nın ikna edilmesinden sonra beş kişilik bu
ekibin, yukarıya kamptaki arkadaşların yanlarına ulaşmasının önemli
olduğunu, teknik olarak kurtarma çalışmasına başlayamasalar bile
yanlarındaki 400 metrelik statik ipi ve bolt tabancasını yukarı
ulaştırmaları gerektiğini iletmiştir. Ancak çeşitli nedenlerden dolayı,
bu ekip sözü edilen malzemeyi yukarı ulaştıramamış, 400 metrelik ip ve
bolt tabancası daha sonra ODTÜ ekibi tarafından yukarıya taşınmıştır.
18.35-20.30: Bu
saatler arasında sırası ile Niğde İl Jandarma Komutanı, Niğde Valisi ve
sonrasında Başbakanlık Kriz Merkezi yetkilisi Serhan’ı aramış ve olaya
müdahalede, Demirkazık’taki Jandarma ekibinin ve dağcı grubunun
müdahaleye yeterli olmadığı ve Ankara’dan DAK ve ODTÜ ekibinin
operasyonuna ihtiyaç olduğu konusunda onay görüşmeleri yapmışlardır. Bu
makamların Genel Kurmay Başkanlığına yaptıkları başvurular sonrasında
DAK helikopterlerinin uçuş onayı sağlanmıştır.
21.09:
Altı kişilik ORDOS ekibi (Serhan Poçan, Bora Maviş, Haldun Ülkenli,
Soner Büyükatalay, Koray Yurtışık, Serkan Girgin) ve 7 kişilik DAK
personelinden (6 personel ve 1 doktor) oluşan ekip, iki helikopterle
olay yerine havalanmıştır. 13.35’de kaza haberini alan ve 15.00’de
kurtarma operasyonuna hazır hale gelen ekip böylece altı saatlik bir
gecikme ile yola çıkabilmiştir.
21.45-22.30: Karayolu
ile, (16.30’da 11 kişi, 18.30’da 5 kişi olarak) yola çıkan 16 kişilik
ODTÜ Ekibi, Demirkazık Mümtaz Çankaya Dağ evine ulaşmıştır. Bu ekiplere
saat 01:00’de yola çıkan 5 kişilik üçüncü bir ekip daha katılmıştır.
Dağevine ulaşan ODTÜ ekibi, öncelikle kurtarma operasyonu için bir
koordinasyon sistemi oluşturmuş, gerekli görevlendirmeleri yapmış,
diğer kulüplerden destek için gelen dağcılarla görüşmüş ve planlamalar
yapmıştır.
Kurtarma operasyonunun, helikopter ile Apışkar
boynuna ulaşacak kurtarma ekibinin yönlendirmesine göre planlanmasına
karar verilmiştir. Buna göre, kurtarma ekibi öncelikle Demirkazık Kuzey
Batı sırtında bulunan arkadaşlarımızın yanlarına ulaşılmasını ve
ardından helikopter tahliyesi olasılıklarının değerlendirilmesini
planlanmıştır. Tahliye işleminde 2 olasılık düşünülmüştür: Birincisi
helikopterin kazazedeleri rotanın uygun bir yerinden doğrudan
alabilmesi; bunun mümkün olmadığı durumda ise kazazedelerin kurtarma
ekibinin oluşturduğu sabit hat üzerinden Apışkar boynuna indirilmesi ve
helikopter tahliyesinin bu noktadan yapılması. Bu sebeple öncelikle
duvarda kurtarma hattı döşeyerek ilerleyecek ekibin hazırlanması
(helikopterde bulunan ORDOS ekibi), sonrasında koşullara göre
arkadaşlarımızın öncelikle helikopterle, olmaz ise de insan gücüyle
dağdan tahliyesi aşamasında destek ekiplerinin (ODTÜ ekibi ve diğer
dağcı ekipler) hazır bulunması düşünülmüştür. Bu planlamalar ve
hazırlıklar sürdürülürken yan binada, Çamardı Kaymakamı, Niğde Jandarma
Alay Komutanları, GSGM Niğde İl Müdürü, Sivil Savunma Niğde İl Müdürü
ve Çamardı Jandarma Komutanı (Kurtarma operasyonuna AKUT ile başladığı
bilgisini ileten Başçavuş) bulunmaktadır. ORDOS ekibi ilgili kişileri
olayla ve kurtarma operasyonuyla ilgili bilgilendirmeye çalışmış, ancak
ODTÜ ekibi bu saatlerde sözü geçen yetkililerle ortak çalışma olanağını
bulamamıştır.
22.30: 6 kişilik ORDOS ve 7 kişilik DAK
ekibi iki helikopterle Apışkar Boynuna indirilmiştir. Helikopter inişi
öncesinde kamp ekibi ile iletişim kurularak, kafa fenerleri ile yer
belirlemeleri ve yanlarındaki GPS koordinatlarını iletmeleri
istenmiştir. (Ancak iniş sırasında GPS koordinatlarına gereksinim
olmamıştır). Helikopterler, ORDOS ve DAK ekibini indirdikten sonra,
kamp ekibinden Şaziye Deniz Oğuz’u alarak Demirkazık köyüne iniş
yapmıştır. Kaza geçiren ekibin kamp ekibiyle buluşan kurtarmacılar, Ece
ve Tolga’dan gerekli bilgileri aldıktan sonra zaman yitirmeden tırmanış
için gerekli hazırlıklara başlamıştır. Bu sırada hava açık ve gece
olmasına rağmen dolunay nedeniyle oldukça aydınlıktır. Hüseyin’in kafa
feneri açık olup, yerini belli etmektedir. Ayrıca Hüseyin ile
bağırarak, konuşmalar tam anlaşılamamakla birlikte, sesli temas
sağlanmıştır. Bürkan ve Utku ise hareketsiz siyah noktalar olarak
görülmüştür.
2 Ocak Salı
00.10: Hazırlıklarını
tamamlayan ORDOS kurtarma ekibi 5 kişi ile tırmanışa başlamıştır
(Serhan Poçan, Bora Maviş, Soner Büyükatalay, Haldun Ülkenli, Koray
Yurtışık). Serkan Girgin tırmanan ekiple iletişim kurmak ve kurtarma
operasyonundaki diğer ekiplerle koordinasyonu sağlamak için Apışkar
boynunda kalmıştır. DAK timinin komutanı Albay Erol Türkmenoğlu
tırmanan ekiple telsiz bağlantısını yürüten, Serkan aracılığıyla aldığı
bilgileri değerlendirip, DAK ekibini yönlendirmiştir. Tırmanış
süresince DAK personeli Apışkar boynundaki kampta beklemiştir. Kurtarma
ekibinin tırmanışa başlamasının ardından kamp düzeni oluşturulmuş,
toplam 6 (3 ODTÜ, 3 DAK) çadır kurulmuştur.
01.00: Demirkazık
köyünde dağevinde hazır bekleyen destek ekiplerinden 11 kişi (7 kişi
ODTÜ ekibinden, 4 kişi Hacettepe ekibinden), tırmanışa başlayan
kurtarma ekibine destek oluşturmak ve helikopter desteği sağlanamaması
durumunda yaralı tahliyesi yapmak amacıyla Apışkar boynuna doğru yola
çıkmışlardır. Destek ekibinin yanında kamp malzemesi bulunmaktadır.
Ekip, traktör ile Arpalık yaylasına ulaşmaya çalışmış, ancak yol
koşulları yüzünden buraya ulaşamadan tırmanışlarına yürüyerek devam
etmiştir.
02.45: Kurtarma tırmanışını sürdüren ekipten
gelen istek üzerine 400 metrelik statik kurtarma ipi ve bolt
tabancasının yukarı ulaştırılması için ODTÜ ekibinden 5 kişi dağevinden
yukarı hareket etmiştir. Bu ekibi, dağevi ekibinden dağcılar arazi
araçlarıyla Arpalık yaylasına ulaştırmışlar, sonrasında ekip yürüyerek
yukarı hareket etmiştir.
00.10-07.15: Olası
senaryolardan; helikopter tahliyesinin mümkün olmaması durumuna yönelik
olarak tırmanış ekibi, bütün istasyon noktaları yüzde yüz güvenli
olacak şekilde, statik iplerle sabit hat kurarak ilerlemiştir. Daha
sonra gelecek destek ekibinin rahat ve güvenli hareketine izin verecek
şekilde planlanan bu sabit hat, aynı zamanda tahliye durumunda da
güvenli indirme noktalarının önceden hazır olması amacıyla titizlikle
hazırlanmıştır. Kurtarma tırmanışını sürdüren ORDOS ekibi Hüseyin’in
bulunduğu noktanın hizasına 07.15’te ulaşmıştır (Şekil 4 ve 5).
Hüseyin’in sağ tarafındaki kulvardan yukarı ilerleyen ekip, Helikopter
ulaşımı için uygun olabilecek bir noktaya tırmanışlarını sürdürmüştür.
Hüseyin’in yaklaşık 15 metre üzerinde, Bürkan ve Utku’nun 35 metre
aşağısında bir set üzerinde istasyon kurduktan sonra; ilk olarak bu
noktadan Hüseyin’in yanına iniş yapılmıştır.
Kurtarma ekibinin
takip ettiği rota ve kazanın gerçekleştiği 2. istasyon noktası Şekil
4’te gösterilmiştir. Kurtarma operasyonunun detayları ise Şekil 5’te
verilmiştir. Daha önce de belirtildiği gibi kazanın oluşum mekanizması
hakkında en kesin bilgi; kurtarma ekibinin operasyon sırasındaki
bulgularının (olay yerinde bulunan malzemelerin durumu ve konumu...
vb.), Hüseyin’in anlatımlarının, Bürkan’ın rota boyunca çektiği
fotoğrafların ve otopsi raporlarının, olay yerinde en yakın zamanda
yapılacak detaylı inceleme sonuçlarıyla harmanlanması sonrası
açıklanacaktır.
 Şekil 4. Kurtarma ekibinin takip ettiği rota (yeşil) ve kazanın gerçekleştiği 2. istasyon noktası (mavi).
 Şekil 5.
Mavi nokta (aşağıdan yukarı): Hüseyin, Bürkan ve Utku. H: Helikopter
noktası. Turkuaz: ipin takıldığı nokta. Pembe: Gri gore-tex’in şu anda
bulunduğu nokta. 07.30-09.00: Saatleri arasında gece boyunca dağevinden hareket eden destek ekipleri Apışkar boynundaki kamp yerine ulaşmışlardır.
07.45-09.00: ORDOS’tan
Haldun, Hüseyin’in yanına iniş yaparak ulaşmıştır. İlk tıbbi
müdahalesini yapmış ve üst noktaya çekilmesi için hazırlamıştır. Bu
arada geri kalan kurtarma ekibi Hüseyin güvenli bir bölgeye alınana
kadar beklemiştir. Bürkan ve Utku’nun yanına ulaşmak için tırmanışa
devam edebilmek için, Hüseyin’in taş düşme riski olan bölgeden
uzaklaştırılması gerekmiştir. Haldun Hüseyin’i sırtına sabitlemiş,
kendisi de kurulan hatta yumar emniyeti ile bağlanırken üstteki ekip
ikiliyi çekmiştir. Bu noktada Hüseyin’in güvenliği sağlandıktan sonra
Haldun ve Koray onun yanında kalmış, ekibin geri kalan 3 kişisi Bürkan
ve Utku’nun yanına tırmanışa devam etmişlerdir.
09.00: Sabit ip hattı döşeyerek tırmanışa devam eden kurtarma ekibinden ilk olarak Bora, Bürkan ve Utku’ya ulaşmıştır.
09.20:
Bora’nın ardından Serhan ve Soner de Bürkan ve Utku’nun bulunduğu yere
ulaşmış ve telsizle Serkan’a arkadaşlarımızın durumlarının olumsuz
olduğunu iletmişlerdir. 3 kişilik ORDOS ekibi Bürkan ve Utku’yu
helikopter tahliyesi için hazırlamaya başlamışlardır.
09.31: DAK
timinin harekete geçmesi sonrasında Hüseyin, Haldun ve Koray’ın
yanından helikoptere aktarılmıştır. Havada askıda duran helikopterden
bir DAK personeli vinç ile indirilmiş ve tahliye için hazır hale
getirilen Hüseyin’i vince bağlayarak yanında helikoptere almıştır. Aynı
helikopter Apışkar boynundaki kamp yerinden, ORDOS’un paramedik üyesi
Gürkan Özel’i ve DAK doktorunu da alarak Niğde Devlet Hastanesine
hareket etmiştir.
9.45-10.30: Hüseyin Niğde Devlet
Hastanesine ulaşmıştır. Onu orada arkadaşlarımızın ailelerine refakat
eden ORDOS’tan 3 kişilik bir ekip karşılamıştır. Hüseyin Kapukaya’nın
ilk müdahalesi Niğde Devlet Hastanesi’nde yapıldıktan sonra Ankara
GATA’ya nakledilmiştir.
09.30-11.30: Bürkan ve Utku’nun
bedenleri helikopter tahliyesi için, Hüseyin’in helikoptere aktarıldığı
noktaya 35 metre indirilmiş ve tahliye için hazırlanmıştır.
11.40:
DAK helikopteri önce Apışkar kamp yerine inerek tahliye için gerekli
malzemeyi almış daha sonra Hüseyin’in tahliyesinde olduğu şekilde
Kuzey-Batı rotası üzerinde askıda durarak iki vinç inişi ile önce
Bürkan’ı, sonra Utku’yu almıştır. Tahliye işlemi tamamlandığında
helikopter kamp alanına uğramadan direkt olarak Niğde Hastanesine
gitmiştir. Arkadaşlarımız yaklaşık 10 dakika içerisinde Niğde‘ye
ulaşmış, orada Devlet Hastanesi morguna götürülmüşlerdir. Onları da
ORDOS ekibi karşılamış, medyanın görüntü almasını engellemiştir. Bürkan
ve Utku’yu Niğde’ye getiren DAK Helikopteri yakıt ikmali için
Kayseri’ye hareket etmiştir.
11.55: Demirkazım
Dağevinden havalanan ikinci DAK helikopteri Apışkar boynuna bir iniş
yaparak, kaza geçiren ekibin kamp ekibinden yukarıda kalan Tolga Uzun
ve Ece Saraoğlu ile onların yanında yukarı ulaşmış destek ekibinden 4
kişiyi (2 ODTÜ, 2 Hacettepe) ve malzemelerin bir bölümünü Demirkazık
köyüne indirmiştir.
12.05: Helikopter ikinci kez
havalanarak Apışkar boynunda kalan 4 DAK personelini (1 doktor ve 2
personal önceden ayrılmıştı) ve malzemelerini almıştır. Böylece DAK
ekibi kendi operasyonunu tamamlamış ve kaza yerini terk etmiştir. DAK
timinin ayrılmasından sonra kurtarma operasyonunun gerçekleştirildiği
Demirkazık Kuzey Batı Sırtı rotasında, duvar üzerinde 5 kişi kurulan
kurtarma hattını toplamakta, 12 kişi de Apışkar boynu kamp yerinde bu
ekibi beklemektedir. Aynı zamanda Demirkazık köyünde Mümtaz Çankaya Dağ
evinde ODTÜ ekibi ve diğer dağcı ekipler (yaklaşık 25-30 kişi)
operasyonun tamamlanmasını beklemektedir.
14.00: Apışkar boynundaki destek ekibinden 5 kişi kalan kamp malzemelerinin büyük kısmını alarak dönüşe başlamıştır.
16.20:
ORDOS’tan 5 kişilik kurtarma ekibi, kurtarma rotası malzemelerini
toplamış olarak Apışkar boynuna inmiş ve kendilerini bekleyen 7 kişilik
(5 ODTÜ, 2 Hacettepe) destek ekibi ile buluşmuştur. 12 kişilik ekip
inişe başlamıştır.
17.20: Apışkar boynundan hareket eden
ilk destek ekibini Arpalık yaylasında, dağevindeki ekipten dağcılar
çeşitli araçlarla karşılamış ve dağ evine ulaştırmışlardır.
19.45: Kurtarma
operasyonunu gerçekleştiren ekibin de içinde olduğu son 12 kişilik
ekip, Arpalık’ta araçlarla karşılanarak dağ evine ulaşmıştır. Kurtarma Operasyonu Değerlendirme Raporu
- Yaşadığımız
kazada ODTÜ DKSK’dan iki arkadaşımız, Seza Bürkan Yüksel ve Utku
Kocabıyık hayatını kaybetmiştir. Bürkan ve Utku helikopterle Niğde
Devlet Hastanesi morguna ulaştırıldıktan sonra, Ankara Adli Tıp
Kurumuna getirilmişlerdir. Arkadaşlarımızın otopsileri 3 Ocak 2007 günü
gerçekleştirilmiştir. Otopsi sonuçlarına göre, Bürkan şiddetli kafa
travması, Utku da kaburga kırılması sonucu oluşan hemotoraks sebebiyle
düşme sonrası anında hayatlarını yitirmişlerdir. Bürkan, 4 Ocak 2007’de
Adapazarı’nda, Utku ise 5 Ocak 2007’de Denizli’nin Tavas ilçesi, Konak
beldesinde toprağa verilmişlerdir. Üç kişilik tırmanış ekibinden
Hüseyin Kapukaya yaralı olarak kurtarılmış, önce Niğde Devlet
Hastanesine oradan da Gülhane Askeri Tıp Akademisine (GATA)
ulaştırılmıştır. Her iki ayağında da bilek kırığı ve topuk çıkığı
bulunan Hüseyin 2 Ocak günü ameliyata alınmış ve operasyon sonucunda
çıkıklar ve kırıklar sabitlenmiştir. Hüseyin halen, ayak
parmaklarındaki donma sonrası doku kaybı riski ve tek akciğerindeki
sönme nedeniyle GATA’da tedavi görmektedir.
- Kurtarma
operasyonu, kaza duyumunun saat 13.00’de Ankara’ya ulaşmasıyla başlamış
ve başlangıcından sonlandırılmasına dek ORDOS ve ODTÜ DKSK’dan oluşan
ODTÜ Kurtarma Ekibi tarafından yürütülmüştür. Kurtarma ekibinin kaza
yerine ulaştırılması ve kazazedelerin tahliyesi aşamalarında, Özel
Kuvvetler Komutanlığı Doğal Afet Arama Kurtarma Birliği (DAK),
operasyona katılmıştır. Operasyon süresince ayrıca, Hacettepe
Üniversitesi, Türkiye Dağcılık Federasyonu, İstanbul Teknik
Üniversitesi, AKUT ve DAST Derneği’nden dağcılar da destek ekibine
katılmıştır.
- Yaşadığımız bu büyük ve acılı kazada ve
kurtarma operasyonunda kayıplarımızın acısının yanında, ODTÜ ekibi
olarak bizleri yaralayan ve üzen bazı gelişmeler yaşanmıştır:
Operasyonun başından sonuna yerel yetkililerin ekibimize karşı tutumu
olumsuzluklar içermiştir. İlk olarak, helikopterlerin devreye
girmesinde yaşanan gecikmede, il ve ilçe yönetimlerinin, il ve ilçe
jandarma yetkililerinin ODTÜ ekibini devreye sokmakta yaşadığı çekince
önemli rol oynamıştır. Yerel yetkililerin dağcılık sporu, ülkemizdeki
dağcı ekipleri, Aladağlar bölgesi ve Demirkazık zirvesinin coğrafi
özellikleri konularındaki yetersiz bilgileri operasyonun her aşamasında
ciddi sorunlar doğurmuştur. Kaza geçiren ekibin tırmanışları öncesinde
(30 Aralık günü saat 10.30) Jandarmaya yaptığı bildirimin
değerlendirilememiş olması; kaza duyumu aldıktan sonra İlçe Jandarma
Komutanının müdahale için gerekli koşulları belirleyememesi ve Çamardı
İlçe Kaymakamının basına ve yetkililere yaptığı açıklamalarda kazanın
yanlış yansıtılması, kurtarma operasyonunun hem geç başlamasına hem de
operasyon süresince ODTÜ ekibinin yıpranmasına neden olmuştur.
Jandarmaya, üç dağcının teknik tırmanış sırasında düşerek kaza
geçirdiği kazazedeler tarafından iletilmiş olmasına rağmen, Çamardı
İlçe Kaymakamı hem basına hem de diğer üst düzey yetkililere,
dağcıların tipi altında mahsur kaldığı bilgisini vermiştir. Kendisi de
olay yerinin çok uzağında olmayan dolayısıyla tipi ya da fırtına riski
olmadığını görebilecek durumda olan Kaymakam Beyin bu açıklaması
kurtarma operasyonunun niteliği konusunda Jandarma yetkililerini, DAK
komutanlarını, basını ve aileleri yanıltıcı olmuştur. Olay yerine gelen
ya da ajanslar aracılığıyla haber ulaştıran basın organları ilk kaynak
olarak yerel yetkililere başvurmuş, onların yönlendirmesi olmadığı için
de kurtarma operasyonunu fiilen yürüten ve koordine eden ODTÜ ekibinden
bilgi almayı tercih etmemişlerdir. Bu durum, kaza geçiren
arkadaşlarımızın isimleri, durumları, bulundukları yer gibi hassas
konularda basına sürekli yanlış ve çelişkili haberlerin yansımasına
neden olmuştur. Benzeri şekilde haber kaynağı olarak tercih edilen Akut
Niğde temsilcisi Nedim Urcan ise, kısa süre içerisinde basın
ilişkilerini ODTÜ ekibine yönlendirerek kendisinden kaynaklanabilecek
bu tür yanlış bilgilendirmeleri engellemeye çaba göstermiştir. Yerel
yöneticilerin ODTÜ ekibine karşı tutumu bununla da sınırlı kalmamış,
Çamardı Kaymakamı, kaza geçiren arkadaşlarımız hakkında, yeterli bilgi
sahibi olmadan, yaralayıcı tanımlamalar ve suçlamalarda bulunmayı
sürdürmüştür.
- Operasyona büyük katkısı olan DAK timi
ise, tüm personeli ve komutanları Albay Erol Türkmenoğlu dahil olmak
üzere, ekibimizle son derece etkili bir ortak çalışma içerisinde
bulunmuş, tüm ODTÜ ekibine manevi anlamda da destek vermiştir.
Kazazedelerin Kuzey-Batı rotası gibi teknik bir tırmanış rotası
üzerinden helikopter ile alınarak tahliye edilmesi DAK timi ve
tecrübeli pilotları sayesinde mümkün olabilmiştir.
- Raporumuzda
da ayrıntılarıyla belirtildiği gibi, kurtarma operasyonu, 2 Ocak günü
saat 19.45’e kadar devam etmiştir. Kazazedelerin helikopter
tahliyesinin ardından, kendi operasyonunu tamamlayan DAK timi kurtarma
ekibi ile mutabakata varıp kışlasına dönmüş, ancak kurtarma
operasyonunu gerçekleştiren ORDOS kurtarma ekibi hat döşedikleri
duvardan ancak saatler sonrasında inmişlerdir. DAK timinin ayrılmasıyla
birlikte, Niğde Jandarma Komutanları, Çamardı Kaymakamı ve diğer
yetkililer de Demirkazık köyünü terk etmişlerdir. ORDOS ekibinden 5
kişi, kış koşullarında, gece, uyumadan ya da dinlenmeden, teknik
tırmanış gerçekleştirerek 10 saati aşan süre boyunca kurtarma
gerçekleştirdikten sonra döşedikleri tüm rotayı kendileri toplamış ve
aşağıya yürüyerek inmişlerdir. Destek ekibinden kalan 7 kişi de bu
ekiple birlikte inmiştir. Operasyonun belki de en riskli kısmını içeren
bu saatlerde yerel yetkililerin hiçbiri olay yerinde bulunmamıştır.
Kurtarma ekibinin dağdan inmesi aşamasında İlçe Jandarmadan hiçbir
konuda destek alınamamıştır.
- Yaşadığımız bu acı kaza
ve sonrasında gerçekleştirdiğimiz kurtarma operasyonu sonrasında
edindiğimiz deneyim bizleri ilerisi için de yeni girişimlere
yönlendirmiştir. ODTÜ Ekibi olarak, yani ORDOS ve ODTÜ DKSK yaptığımız
değerlendirme toplantısı sonrasında iki önemli karar ortaya
çıkmıştır:Özellikle Aladağlar bölgesinde yaz ya da kış teknik rota
tırmanışlarda gerçekleşebilecek kazalarda, kazazedeye ulaşma ve tahliye
konusunda ODTÜ ekibi, şu an için yeterli tek ekip olarak
gözükmektedir. Bu durumun ekibimize yüklediği sorumluluk çok büyüktür.
Bunun için, ODTÜ ekibi, ORDOS öncülüğünde hem kendi bünyesinde hem de
diğer kulüplere dönük olarak “teknik dağ kurtarma” konularındaki
birikimini yaymak için harekete geçecektir. En kısa zamanda, ORDOS
bünyesinde yedekli olarak kurtarma timleri oluşturulacak, malzeme ve
organizasyonel başlıklar yeniden derlenip planlanacaktır. Ayrıca, ODTÜ
DKSK bünyesinde sürdürülmekte olan kurtarma eğitimleri
zenginleştirilerek, ORDOS ile ortak düzenlenecektir. İkinci karar
olarak beliren şey ise, teknik rotalarda gerçekleşen kurtarma
operasyonlarındaki helikopter desteğinin netleştirilmesi
gerekliliğidir. Bunun için de ORDOS en kısa zamanda gerekli protokol
görüşmelerini gerçekleştirecek ve bundan sonraki operasyonlarda
gecikmeleri önleyecek bir sistemin planlamasını yapacaktır.
- Dağ
kazalarında, yerel Jandarma birimlerinin belirleyiciliği yaşadığımız
olayla bir kez daha ortaya çıkmıştır. ODTÜ ekibi olarak, dağcılık
etkinliklerinin Jandarmaya bildirimi, raporlama ve bunun karşılığında
Jandarmanın ve yerel yetkililerin sorumlulukları konularını yeniden
gündeme getirme kararı alınmıştır. Bunun için de gerekli girişimler
başlatılacak, sorumlularla görüşülecektir.
Teşekkür
Tüm
bu değerlendirmelerden sonra, kurtarma operasyonumuz sırasında bizlere
destek olan kurum ve kişilere özel teşekkürlerimizi iletmek istiyoruz:
Operasyonu başlatmamızda ve gerçekleştirmemizde en büyük paya sahip olan: Özel Kuvvetler Komutanlığı Doğal Afet Arama Kurtarma Birliği Komutanları ve personeline,
Kurtarma operasyonunun her aşamasında önemli yardım ve desteklerde bulunan: Türkiye Dağcılık Federasyonu Başkanı Alaattin Karaca, Yönetim Kurulu üyesi Albay Okay Vural ve TDF Niğde bölgesi sporcularına,
ODTÜ
Ekibiyle birlikte operasyonun başından sonuna destek ekibinde yer alan
ve her tür dayanışmayı gösteren dağcı dostlarımıza ve: HÜDDOSK, İTÜDAK, TDF, AKUT, DAST dağcılarına,
Kurtarma Operasyonu süresince konaklama ve yiyecek gereksinimlerine destek olan: Demirkazık Mümtaz Çankaya Dağ Evi Personeline,
Hüseyin, Bürkan ve Utku’nun ilk ulaştırıldığı tıbbi birim olan: Niğde Devlet Hastanesi personeline,
Yaşadığımız
acı olayı bizimle her aşamada paylaşan, bizlere sahip çıkan ve her tür
desteği sağlayarak üzerine düşeni fazlasıyla gerçekleştiren
üniversitemiz: Orta Doğu Teknik Üniversitesi Rektörlüğüne, yönetimine; ODTÜ Spor Müdürlüğüne; ODTÜ Spor Kulübüne; ODTÜ Bilgi İşlem Daire Başkanlığına; ODTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümüne;
Mezunları, tüm personeli ve öğrencileriyle ODTÜ camiasının tümüne,
Arkadaşlarımızın defin işlemlerinde cenaze araçları ile yardımcı olan: Keçiören Belediyesine,
Utku ve Bürkan’ın cenaze törenlerinin organizasyonunda büyük payları olan: İnşaat Mühendisleri Odası ve Elektrik Mühendisleri Odasına,
Ayrıca bunların dışında, çeşitli kanallarla acımızı paylaşan ve bize destek olan herkese içtenlikle teşekkür ederiz. Sizlerle daha güçlü olabildik sağolun...
ODTÜ Kurtarma Ekibi: ORDOS ve ODTÜ DKSK |
|
|