|
Bir ÇELİK ÇOMAK Daha Geçti |
|
|
|
Yazar Web Yöneticisi
|
|
Salı, 04 Temmuz 2006 |
5. Şenliğimiz 25 Haziran 2006 Pazar günü yapıldı;
Tüm katılanlar büyük bir ciddiyetle sabah sekiz olmadan Tunus Caddesindeki hareket noktasına ulaşmıştı, gene yolda sıcak çay ve poğaçalar, buz gibi limonatalarla Salın Yaylasına doğru hareket ettik, yol oldukça neşeli ve göbek havalı geçti, arabalarıyla bizi takip eden dostlarla birlikte yaylaya vardığımızda saat 10’u geçmişti. Önceden gidip şenlik alanını temizleyen ve gölgelikler inşa eden ekibimiz sayesinde yerleşmek çok az zaman aldı, hemen bir grup İp atlamaya başlarken “Şans-Talih-Kader-Kısmet”in önünde uzun bir kuyruk oluşmaya başladı, bu seferki hediyeler çok cazipti ve gene büyük hediye en sonda çıktı.
Bu arada Minyatür Futbol ve Yakantop takımları
oluşturulmuş ve kuralar çekilmişti bile, minyatür futbol sahasının
etrafındaki arazi koşulları, tüm çabalara rağmen 5 topumuzun kanına
girip havasını söndürdü, yakantop ise her zamanki gibi çok heyecanlı ve
çekişmeliydi, elemeler ve final şenlik sonuna kadar sürdü.
Oyunlar sürerken, Pazar kahvaltısını ihmal etmeyen katılımcılar, İstanbul’dan gelenler ve tatilinin son gününü Mersin yerine Salın Yaylasında geçirmek isteyip Konya üzerinden ulaşanlarla kalabalık oldukça artmıştı.
Tam öğle sıcağında beliren bulutlar ortalığı rahatlatmışken, Misket oynayanlar kendi havalarında “kondik” çekiyor, lastik üzerinde zıplayanlar pantolonlarını yırtacak kadar formda olduklarını ispatlıyordu. Dalya, diğer adıyla 9 Taş
başlamadan bir iki lokma atıştıracak zaman bulanlar şanslıydı, aslında
akıllarına yemek bile gelmeyenler çoktu; Yirmi üçer kişilik takımlarla
tüm zamanların dalya rekoru kırıldı, gene aynı takımlarla Halat çekildi ama mahallenin mızıkçıları kendini göstermişti ve kazanan 4. denemede belli oldu, sonrasında Birdirbir
yaklaşık 60 kişiyle oynanınca bir rekor daha kırıldı ve hiçbir sakatlık
da çıkmadı! Bu esnada yaşları 5 ile 15 arasında değişen asıl çocuklar “Mendilim Köşe Köşe Bizden Size Kim Düşe” nidalarıyla mendillerini kapmış, Yağ-Bal satıp ustalarından devraldıkları işi sürdürmeye başlamışlardı.
Sıra Çuval ve Yumurta Yarışlarına geldiğinde akşamüzeri
olmuştu ama pek yorulan yoktu, bu nedenle yarışmalar 4 eleme şeklinde
yapıldı, kazananların ödülleri verilirken itirazlar olmadı değil ama
çeşitli yöntemlerle bunlar da susturuldu, zaten çok demokratik bir
organizasyondu…Günü noktalayan Leblebi Tozu yeme yarışıydı, finalistleri muhtemelen evlerine dönene kadar su içti.
Şenliğimiz, katılımcıların toplu fotoğrafı çekildikten sonra Ankara ve İstanbul yönüne doğru araçların hareketiyle sona erdi.

|