Duyurular
Bolt Kullanımı Konusunda Derneğimizin Görüşleri
Yazar Web Yöneticisi   
Perşembe, 01 Kasım 2007

Türkiye dağlarında bolt kullanımı ve spor rotalar konusunda derneğimizin görüşleri aşağıdaki maddelerde özetlenmeye çalışılmıştır.

  1. Bolt kullanımı konusu ve spor tırmanış dağcılık kültürümüz ile birlikte topyekün bir değerlendirme gerektirmektedir. Spor tırmanış, yarım yüzyıllık ülkemiz dağcılığının son 10 yılda tanıştığı yeni bir alandır. Dağcılığımızı bugüne kadar getiren birikim, bu yeni alanla birlikte 'başkalaşmıştır'. Spor tırmanış dağcılığımıza kendi dili ve kültürü ile yerleşmiştir. Daha hızlı gelişilebilen, daha hızlı planlanabilen, daha konforlu, daha eziyetsiz bir alandır. Sportif yanı ağır bastığı için ilke ve etiklerden çok, kurallara dayalıdır. Öte yandan spor branşlar içinde yerini tam olarak oturtamadığı için de hala Türkiye dağcılık camiasınındır. Tartışmalar, ortada görünen teknik gerekçeler ardında, dağcılığımızın kültür ve dil değişiminin de sonucudur. Geleneksel dağcılık kültürümüzün, genç branşla gelen 'yeni dağcılık' ile gerilimidir bu. Spor tırmanış, dağcılıktan tümü ile ayrışana kadar bu gerilimin değişik düzeylerde kendisini göstermesi beklenmelidir. Çözüm, yeninin alanının daraltılması ya da reddi olamaz. Ancak dağcılık geleneğimizin entellektüel birikiminin yüzeyselleştirilmesi, dilinin yozlaşması da kabul edilemez.

  2. Boltlu rota açılmasının topyekun reddi dağcılığımızın gelişimini engelleyecektir, kısırlaştıracaktır. Türkiye dağcılığı zevkli ve geliştirici spor tırmanış olanağından yoksun bırakılmamalıdır. Yapılması gereken, ülkemizde spor tırmanışın kurallarını, kültürünü ve görgüsünü sağlıklı yerleştirmektir. Rota boltlanmasında, boltlayanın kişisel motivasyonundan daha çok, rotayı tırmanacak diğerleri önemsenmelidir. Spor tırmanışın sunduğu geliştirici antrenman olanağı öne çıkartılmalı ve gelişmenin başlangıcının aşağı seviyeler olduğu gerçeği gözden kaçırılmamalıdır. Geçmişten gelen paylaşımcı dağcılık kültürümüz çok yüksek derecelerin yanında makul başlangıç düzeyi rotaların açılmasını da bir sorumluluk gereği olarak görmelidir. Böylelikle, hem teknik bir çözüme ulaşılabilir, hem de Türkiye'nin 'alpinist' leri ve Türkiye'nin 'spor tırmanıcıları' aynı ortak kültürün, sadece tırmanış tercihleri değişik parçaları haline gelirler.

  3. Bolt kullanımına ilişkin düzenlemeleri önceleyecek şey, Türkiye'deki tırmanış bölgelerinin haritalanmasını, rota özelliklerinin derlenmesini içeren bir belgeleme çalışmasıdır.Yapılan çalışmaların ağırlık kazanması ve amacına ulaşması bir otorite gerektirir. Bu otorite bir kurul biçiminde tanımlanmalıdır. Kurul, tespit edilmiş hatların ip boyu, yaklaşık zorluk derecesi, tahmini tamamlanma süresinin belirtileceği merkezi bir 'Türkiye rota potansiyeli listesi' üretmelidir. Böylelikle, Türkiye dağlarının ve tırmanış bahçelerinin boltlu ve boltlanabilir rota envanterinin oluşturulması ve bir merkezde toplanması sağlanmış olacaktır. Bu kurulun bir diğer görevi rota açılması sırasında uyulması gereken kuralları belirlemek olacaktır. Bu konuda TDF'nin göreve çağrılması gereklidir. Yeterli teknik yetenek, deneyim ve temsil gücüne sahip kişileri bir araya getirme ve bu kurulu oluşturma görevi, ülkenin merkezi dağcılık kurumu olarak TDF'nin sorumluluğundadır. Oluşacak kurul toplanmaya elverişli işlevsel bir sayı ile sınırlı kalmalıdır. Böylelikle bolt tartışmalarında çok önemli bir adım atılmış olacak ve işin sorumlusu ilan edilecektir. Dağcılık kamuoyu ise, hazırlayacağı somut öneri raporu ile üzerine düşeni yerine getirmiş olacaktır.

  4. Bolt kullanımının kurallarının bölgesel olması düşünülemez. Bizlere düşen meselenin dağcılık açısından değerlendirilmesidir. Dağcılar için ülkenin parkları ve doğal alanları 'Milli Parklar' mevzuatı ile belirlenenden çok daha geniş bir bölgeyi kapsar. Doğru yönteme karar verilip bunun ülkenin tüm tırmanış alanlarında uygulanması gereklidir.

  5. Yüksek dağlar ile tırmanış bahçeleri arasındaki asıl fark tırmanış yoğunluğudur. Dolayısıyla bu 2 kategorideki bölgelerde rota açılması konusu değerlendirilirken farklı parametrelere göre hareket edilmelidir. Bunun yanında, bu iki kategoriyi ortaklaştıran temel ilke rotaların 'tırmanılması için boltlanması' prensibi olmalıdır. Birkaç örnekle açıklamak gerekirse;

    • Çok ziyaret edilen tırmanış bahçelerinde benzer zorlukta birden fazla rotanın yer alması kabul edilebilir ve hatta gerekli iken, bunun yükseklerde gereksinim doğmadan yapılması doğru olmayacaktır. Örneğin Parmakkaya kuzey yüzünde bundan yaklaşık 10 sene önce açılmış olan Fransız rotası bugüne kadar ancak 4-5 tekrar görmüştür. Durum böyleyken aynı yüzde İtalyan'lar tarafından yeni açılmış olan, hatları ve dereceleri birbirine çok yakın 2 yeni rota ise daha uzunca yıllar istenilen tırmanış yoğunluğuna erişemeyeceğinden atıl rotalardır.

    • Yüksek dağlarda açılacak yeni rotalar 'yükseklik sınırı' gibi genel ve katı bir kuralla değerlendirilemez. Örneğin  Aladağların Vay Vay bölgesi ile Dipsiz Göl bölgesi benzer yükseklikte rotalar içerse de aynı sıklıkta etkinlik yapılan yerler değildir, farklı değerlendirilmeleri gerekir.

    Üçüncü maddede önerilen envantere göre boltlama yapılması, rotaların coğrafi dağılımının ve zorluk derecelerinin kontrollu olmasını sağlayacaktır, atıl rota açılmasının önüne geçecektir.

  6. Boltlu rota açmak konusunda yetkin yerli ve yabancı tırmanıcılar, rota seçimi yaparken ve rotayı açarken tanımlanan kurulun öneri ve görüşleri doğrultusunda oluşturulmuş normlara uygun olarak davranmakla yükümlü olmalıdır. Kurul, rota açıcının teknik deneyimi, rotanın sağlıklı bir şekilde açılması için harcanması gereken tahmini süre, rota açıcının harcayabileceği gün sayısı gibi değerlendirmeleri göz önünde bulundurarak yönlendirme yapmalıdır.

  7. Tartışmanın öznelerini sadeleştirmek gerekmektedir. Dağcılardan oluşan bir grubun sorumluluğu meselenin dağcılık boyutuna yoğunlaşmaktır. Çevresel ve doğasever duyarlılıkla yapılacak değerli katkılar, değerleri saklı olmakla birlikte, değişkenleri arttıracağından çözümü olanaksızlaştıracaktır. Oluşturduğumuz 'dağcılık bakışlı' kurallar silsilesi son halini aldığında başkaca çevre, kültür ve benzeri örgütlenmelerinin görüşüne ya da katkısına sunulabilir, sunulmalıdır da. Dağcılar olarak çevreye saygımız konuyu uzmanına, ilgilisine teslim sorumluluğu gerektirir. O noktaya kadar bize düşen, dağcı ihtiyaç ve doğrularına odaklanmaktır. Kendinde birden fazla kimliğin temsilciliğini hisseden katılımcıların bu sorumluluk ile konuya nereden bakacaklarını netleştirmeleri çözümün tek olasılığıdır.

  8. Düzenlenen toplantının tüm detaylara cevap verecek bir çözümü üretmesi teknik olarak olanaksızdır. Bu nedenle toplantı, boltlama normlarına ilişkin ana eğilimi işaret etme  ve merkezi bir kurulun oluşturulması konusunda öneri hazırlama hedefi ile ilerlemelidir. Oluşturulacak merkezi kurulun bileşenlerine ilişkin bir önerinin de toplantı sonucunda netleştirilmeli ve öneri metninin ekinde sunulmalıdır.

ORDOS olarak böylesi bir kurula temsilci katmaya, önerdiğimiz şekilde oluşturulacak belgeleme çalışmasında bize verilecek görev doğrultusunda katkı koymaya hazırız.

Toplantının oluşumuna vesile olanlara ve organizasyonuna emek veren Zirve Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü'ne şimdiden teşekkür ederiz.

Verimli bir toplantı dileriz.

ORDOS

Demirkazık Kazası Kaza ve Kurtarma Raporu
Yazar ODTÜ Kurtarma Ekibi   
Salı, 09 Ocak 2007
Raporun PDF formatındaki kopyasına bu bağlantıdan, MS Word formatındaki kopyasına ise bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Ekip ve Rota:

ODTÜ DKSK’da dağcılık eğitimlerine sırasıyla 1999, 2003 ve 2003 senelerinde başlayan Utku Kocabıyık, Hüseyin Kapukaya ve Seza Bürkan Yüksel, 2006-2007 kış sezonunda teknik bir rota tırmanma fikrini, uzun süre önce oluşturmuşlardır. Geçtiğimiz aylarda ise, böyle bir rotanın gerektirdiği fiziksel hazırlık için, DKSK bünyesinde yapılan rutin antrenmanlara ek olarak, kaya tırmanışı antrenmanlarına da özenle devam etmişlerdir.

Özellikle Utku’nun, 2004 senesinden bu yana planlarının bir parçası olmuş olan, Demirkazık Kuzey Batı Sırtı rotası (Şekil 1, 2), belli bir fikir alışverişi süreci sonrası, ekibin üzerinde karar kıldığı rota olmuştur.

Image
Şekil 1. Demirkazık Kuzey Batı Sırtı Rotası (K. Demirkazık’tan yaz koşullarında görünümü)
Devamı...
Türkiye Dağcılık Kamuoyuna
Yazar ORDOS Yönetim Kurulu   
Pazartesi, 04 Aralık 2006
Tırmanış deneyimimizin bize öğrettiği bazı şeyler var: Hiçbir zirveyi olduğundan fazla önemseme, hiçbir dağı küçümseme; başta belirlediğin rotaya sadık kal, kurallarından ve ilkelerinden vazgeçme; ne kadere ne şansa, bilimselliğine, tekniğine ve ekibine güven. Bir de elbette yaşamın öğrettikleri var: her zaman, dolambaçsız, açık, net ve “doğru” olmak gibi...

TDF seçimlerinde durduğumuz yeri, gelişmelerin zamanlamasını da hatırlatarak tekrar vurgulamak istiyoruz.

Türkiye Dağcılık Federasyonu’nun yeni bir yapılanmaya, yeni kadrolara ihtiyaç duyduğunu yıllardan beri savunduk. Bu konuda kendi açımızdan, bir yandan doğru olduğunu düşündüğümüz biçimde dağcılık yapmaya, eğitimleri sürdürmeye devam ettik, diğer yandan tüm bunları kırk yılı geçen bir süreklilikle paylaşmaya çalıştık. Bu çizgimizi ve ilkelerimizi sürdürmeye devam edeceğiz.
Devamı...
Seyhan Çamlıgüney kimdir?
Yazar Web Yöneticisi   
Çarşamba, 29 Kasım 2006
Seyhan Çamlıgüney
 
Eğitim
ODTÜ Fizik, 1976-1981

İş Hayatı
ODTÜ Tahribatsız Muayene Merkezi Uzmanı, Halen sürüyor
Gazi Üniversitesi Fen Fakültesi'nde Araştırma Görevlisi, 1983

Yabancı Dil
İngilizce – Akıcı
Devamı...
Federasyon Başkanlığı Adaylığı
Yazar ORDOS Yönetim Kurulu   
Pazartesi, 27 Kasım 2006
Türkiye Dağcılık Kamuoyuna,

Bundan kısa bir süre önce ODTÜ dağcılık camiası olarak,  Türkiye Dağcılık Federasyonu Genel Kurul toplantısı ve Federasyon Başkanlığı seçimlerine yönelik görüşlerimizi paylaşmak amacıyla bir metin yayınlamıştık. Hemen sonrasında yaşanan gelişmeler bu  yaklaşımımızın somutlanma gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Türkiye dağcılığı için “süper-kahramanların”, “kurtarıcıların” tehlikesine işaret etmiş, bireyselci yaklaşımların geriye götürücü işlevi olduğuna dikkat çekmiştik. Ne yazık ki, çok önemsediğimiz çabalar ve değer verdiğimiz emek, karşımıza tam da endişelendiğimiz tabloyu çıkardı.

Sözü geçen metnin sonunda ODTÜ dağcılık camiası olarak, tüm birikimimizi, enerjimizi ve emeğimizi ortaklaştırmaya hazır olduğumuzu belirtmiştik. Son gelişmeler doğrultusunda tarafımızı daha görünür kılmak ve yaklaşımımızı gerçek bir alternatif haline getirmek için, kolektif çalışmayı ön planda tutacak bir ekip ve program önerisini sizlere sunma kararını aldık:

Türkiye Dağcılık Federasyonu Başkanlığı için adayımız: Seyhan Çamlıgüney’dir. Seyhan Hocamız, Türkiye Dağcılığının farklı dönemlerde öne çıkmış isimlerinden oluşacak bir yönetici ekip ile birlikte çalışacak, Federasyonun yönetim kademeleri en geniş ve nitelikli kapsayıcılığı sağlayacak biçimde oluşturulacaktır.
Devamı...
Dağcılık Federasyonu Seçimleri
Yazar ORDOS Yönetim Kurulu   
Çarşamba, 22 Kasım 2006
Türkiye Dağcılık Kamuoyuna,

Dağcılık Federasyonu’nun özerk yapısıyla düzenlenecek ilk genel kurulunun tarihi yaklaşırken, gözlemlediğimiz bazı gelişmeler üzerine düşüncelerimizi sizlerle paylaşmak istedik. Özerklik aracılığıyla gerçekleşecek yapısal değişiklik, Federasyonun, en azından şimdilik, genel konumunda bir farklılaşma yaratmayacak gibi görünmektedir. Başkanlık seçimleri ve kurulların oluşturulması süreçleri de dolayısıyla geçtiğimiz dönemlere benzer bir içerikte gerçekleşmek üzeredir. Bu süreçte “yeni” olarak gözlemlediğimiz şey, Federasyon başkanlığı için birden fazla adayın konuşuluyor olmasıdır.

ORDOS ve ODTÜ DKSK olarak 1997 yılında Türkiye Dağcılık Federasyonu’nda kurullarda görev alan sporcularımızı geri çekmiş, etkinliklere katılım konusunda kurumsal olarak tanınmayı talep etmiş, eleştirilerimizi ve görüşlerimizi yazılı olarak iletmiş idik (Bkz. 07.01.1997 tarihli dilekçe). O tarihten bugüne, çeşitli zamanlarda ve farklı aracılıklarla dağcılık federasyonunun yapısal ve işlevsel olarak nasıl oluşturulması gerektiği üzerine görüşlerimizi dağcılık kamuoyu ile paylaşmaya devam ediyoruz. Bunun da ötesinde, ODTÜ DKSK’da kırk yılı aşkın zamandır teknik dağcılık eğitimleri ve ekip tırmanışının temel ilkelerinin aktarılması sistemiyle ve ORDOS sporcularının dağcılığın farklı branşlarında gerçekleştirdikleri tırmanışlarla sözü edilen yaklaşımı somutlaştırdığımızı düşünüyoruz.
Devamı...
Aladağlar Nevzat Öntaş Dağevi Kullanım Kuralları
Yazar Web Yöneticisi   
Salı, 15 Ağustos 2006
ImageNiğde Aladağlar Demirkazık köyündeki Nevzat Öntaş Dağevimizi kullanmak isteyen dağcılar için dikkat edilmesi gereken noktaları içeren bir kullanım kuralları posteri hazırladık. Dağevinde çeşitli yerlerde asılı olan posterin elektronik kopyasına buradan ulaşabilirsiniz. Poster içerisindeki bilgiler ayrıca yazının devamında da yer alıyor.







Devamı...
Mutluluklar Dileriz!
Yazar Web Yöneticisi   
Pazartesi, 14 Ağustos 2006
ImageDernek üyemiz Tuncay Canpolat 12 Ağustos 2006 tarihinde Sibel Eskirecepoğlu ile evlendi. ORDOS olarak kendilerini en içten duygularımızla kutlar ve ömür boyu mutluluklar dileriz!
11 Şubat Çığ Kazası Hakkında
Yazar Web Yöneticisi   
Pazartesi, 13 Şubat 2006
Basına ve Kamuoyuna,

11 Şubat 2006 günü, Niğde Aladağlar’da ülkemiz dağcılık tarihindeki en fazla kayıplı kaza gerçekleşti. Hacettepe Üniversitesi dağcılarından dört arkadaşımızı kaybettik. Acımız büyük. Yaşanan bu büyük kazayı daha da trajik hale getiren şey ise, olayın hemen ardından karşı karşıya kalınan talihsiz açıklamalar oldu.

Öncelikle, olayın şokunu henüz üzerlerinden atamadan, karşılaştıkları bu haksız tavırlar karşısında daha da yaralandıklarını gözlemlediğimiz Hacettepeli dağcı dostlarımızın yanında olduğumuzu açıklamak isteriz. Hacettepe Üniversitesi dağcılık camiası, ülkemizde dağcılık sporuna önemli katkıları olmuş, bu sporun güvenli, disiplinli ve başarılı bir etkinlik halinde yapılabileceğini kanıtlamış az sayıda camiadan birisidir. Yaşanan kazanın her yönüyle değerlendirmesini yapabilecek ve bunu kamuoyuna açıklayacak tek taraf onlardır, onlar da gerekli açıklamayı yapmışlardır. Bunun ötesinde kaza ile ilgili, henüz olay yerini dahi görmeden, kurtulan dağcılarla görüşmeden, değerlendirme yapmaya yeterli dağcılık bilgisi olmadan yapılan diğer tüm açıklamalar talihsizlik olarak kabul edilmelidir. Bu açıklamaların  dağcılık kurumları yetkililerinden gelmiş olması ise daha da büyük talihsizliktir.
Devamı...
 
© 2008 Ordos.org